BAGGAGE
/ˈbæɡɪdʒ/noun · isim GenelTRBagaj, Valiz, Şımarık kadın, Yol eşyası, Ordu yükü, Sevimsiz yaşlı kadın
Akademik Tanım
Personal belongings packed in suitcases for traveling; luggage.
Seyahat için valizlere konan kişisel eşyalar; bagaj. Örnek Cümle
“This person has got a lot of emotional baggage.”
Türkçe: Bu kişinin çok fazla duygusal yükü var. Diğer Anlamlar
- noun · isimPast experiences or long-held ideas regarded as burdens and impediments.Geçmiş deneyimler ya da uzun süredir benimsenen fikirlerin yük ve engel olarak görülmesi.
- noun · isimFactors, especially psychological ones, which interfere with a person's ability to function effectively.Bir kişinin etkili bir şekilde işlev görmesine müdahale eden faktörler, özellikle de psikolojik olanlar.
- noun · isimAn army's portable equipment; its baggage train.Bir ordunun taşınabilir teçhizatı; bagaj treni.
- noun · isimA woman.Bir kadın.
- noun · isim(usually uncountable) Luggage; traveling equipment(genellikle sayılamayan) Bagaj; seyahat ekipmanı
Eş Anlamlılar (Synonyms)
Türkçe: bagaj, çanta, dişli, şeyler Zıt Anlamlılar (Antonyms)
Bulunamadı.
İlgili Kelimeler & Kolokasyonlar
luggagebagajsuitcasebavulvalisevalizbriefcaseevrak çantasıpackpaketpackingpaketlemecompartmentbölmeconveyorkonveyör
Türkçe Karşılıklar: bagaj, bavul, valiz, evrak çantası, paket, paketleme, bölme, konveyörKelimenin özet kartını PNG olarak indirir.