BRINGING
/ˈbɹɪŋɪŋ/verb · fiil B2 YaygınTRGetirmek, Kazandırmak, Vermek, Neden olmak, İkna etmek, Razı etmek
Akademik Tanım
Take or go with (someone or something) to a place.
(Birisini veya bir şeyi) bir yere götürün veya onunla birlikte gidin. Örnek Cümle
“The new company director brought a fresh perspective on sales and marketing.”
Türkçe: Yeni şirket müdürü satış ve pazarlamaya yeni bir bakış açısı getirdi. Diğer Anlamlar
- verb · fiilCause (someone or something) to be in a particular state or condition.(Birinin veya bir şeyin) belirli bir durum veya durumda olmasına neden olmak.
- noun · isimThe act by which something is brought.Bir şeyin getirilmesini sağlayan eylem.
- verb · fiilInitiate (legal action) against someone.Birine karşı (yasal işlem) başlatmak.
- verb · fiilForce oneself to do something unpleasant.Kendini hoş olmayan bir şey yapmaya zorlamak.
- verb · fiilTo supply or contribute.Tedarik etmek veya katkıda bulunmak.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
Bulunamadı.
İlgili Kelimeler & Kolokasyonlar
deliveryteslimatentergirmekentrygirişenteringgirmedoingyapıyorgettingalmakdisreputeitibarsızlaştırmacloserdaha yakın
Türkçe Karşılıklar: teslimat, girmek, giriş, girme, yapıyor, almak, itibarsızlaştırma, daha yakın Akademik Kelime Ailesi (Word Family)
Bu kökten türeyen ve akademik metinlerde sık kullanılan kelimeler.
Kelimenin özet kartını PNG olarak indirir.