BRONZED
verb · fiil GenelTRBronzlaştırılmış
Akademik Tanım
To plate with bronze.
Bronzla kaplamak için. Örnek Cümle
“My mother bronzed my first pair of baby shoes.”
Türkçe: Annem ilk bebek ayakkabılarımı bronzlaştırdı. Diğer Anlamlar
- verb · fiilTo color bronze; (of the sun) to tan.Bronz renge boyamak için; (Güneşten) bronzlaşmak için.
- verb · fiilTo make hard or unfeeling; to brazen.Sertleştirmek veya duygusuzlaştırmak; arsızlaştırmak.
- verb · fiil(of the skin) To change to a bronze or tan colour due to exposure to the sun.(ciltte) Güneşe maruz kalma nedeniyle bronz veya bronz bir renge dönüşmek.
Eş Anlamlılar (Synonyms)
Türkçe: esmer, tabaklama, kahverengileşmiş, güneşte yanmak Zıt Anlamlılar (Antonyms)
Bulunamadı.
İlgili Kelimeler & Kolokasyonlar
Türkçe Karşılıklar: tabaklama, güneşte yanmak, esmer, kahverengileşmiş, bronzluk Akademik Kelime Ailesi (Word Family)
Bu kökten türeyen ve akademik metinlerde sık kullanılan kelimeler.
Kelimenin özet kartını PNG olarak indirir.