FILLING
[ˈfɪɫlɪŋ]verb · fiil C1 İleriTRDoldurma
Akademik Tanım
To occupy fully, to take up all of.
Tamamen işgal etmek, tamamını ele geçirmek. Örnek Cümle
“the bucket filled with rain; the sails fill with wind”
Türkçe: yağmurla dolu kova; yelkenler rüzgarla doluyor Diğer Anlamlar
- verb · fiilTo add contents to (a container, cavity or the like) so that it is full.(Bir kap, boşluk veya benzerine) dolu olacak şekilde içerik eklemek.
- noun · isimAnything that is used to fill something.Bir şeyi doldurmak için kullanılan her şey.
- adjective · sıfatOf food, that satisfies the appetite by filling the stomach.Mideyi doldurarak iştahı gideren yiyecek.
- verb · fiilTo enter (something), making it full.(Bir şeye) girmek, onu doldurmak.
- noun · isimThe contents of a pie, etc.Bir pastanın içeriği vb.
Eş Anlamlılar (Synonyms)
Türkçe: seçmek, hav, doldurmak, atkı, çük, içeri girmek İlgili Kelimeler & Kolokasyonlar
Türkçe Karşılıklar: seçmek, atkı, hav, şişirme, dolgu, yük, pasta, boşluklar Akademik Kelime Ailesi (Word Family)
Bu kökten türeyen ve akademik metinlerde sık kullanılan kelimeler.
Kelimenin özet kartını PNG olarak indirir.