Reklam
YDS/YÖKDİL'de hedef puanınıza ulaşmak için uzman eğitim! ZaferHoca.com.tr →
Akademik Kelime Laboratuvarı
Kelimeyi derinlemesine
analiz edin

Anlam, tür, eş/zıt anlamlılar, kolokasyonlar ve akademik düzey bilgisini anında keşfedin. Türkçe yazarsanız İngilizcesini bulur.

 Son Aramalar:

HEARING

/ˈhiːɹ.ɪŋ/noun · isim B2 Yaygın
TRİşitme, Duruşma, Duyma, Dinleme, Oturum, Celse
The faculty of perceiving sounds.
Sesleri algılama yeteneği.
“Deaf people often must deal with hearing people.”
Türkçe: Sağır insanlar çoğu zaman işiten insanlarla uğraşmak zorundadır.
  1. noun · isimAn opportunity to state one's case.Birinin durumunu ifade etme fırsatı.
  2. adjective · sıfatAble to hear well; not deaf.İyi duyabiliyor; sağır değil.
  3. verb · fiilTo exercise this faculty intentionally; to listen to.Bu yetiyi kasıtlı olarak kullanmak için; dinlemek için.
  4. noun · isimThe sense used to perceive sound.Sesi algılamak için kullanılan duyu.
  5. adjective · sıfatAble to hear.Duyabiliyorum.
Eş Anlamlılar (Synonyms)
Türkçe: seyirci, seçmeler, işitme mesafesi, kulak mesafesi, işitsel modalite, dinliyor
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
Türkçe: sağır, işitmeyen
İlgili Kelimeler & Kolokasyonlar
Türkçe Karşılıklar: dinliyor, seçmeler, seyirci, işitme mesafesi, kulak mesafesi, işitsel modalite, koklear, sağırlık

Kelimenin özet kartını PNG olarak indirir.