HEARING
/ˈhiːɹ.ɪŋ/noun · isim B2 YaygınTRİşitme, Duruşma, Duyma, Dinleme, Oturum, Celse
Akademik Tanım
The faculty of perceiving sounds.
Sesleri algılama yeteneği. Örnek Cümle
“Deaf people often must deal with hearing people.”
Türkçe: Sağır insanlar çoğu zaman işiten insanlarla uğraşmak zorundadır. Diğer Anlamlar
- noun · isimAn opportunity to state one's case.Birinin durumunu ifade etme fırsatı.
- adjective · sıfatAble to hear well; not deaf.İyi duyabiliyor; sağır değil.
- verb · fiilTo exercise this faculty intentionally; to listen to.Bu yetiyi kasıtlı olarak kullanmak için; dinlemek için.
- noun · isimThe sense used to perceive sound.Sesi algılamak için kullanılan duyu.
- adjective · sıfatAble to hear.Duyabiliyorum.
Eş Anlamlılar (Synonyms)
audienceseyirciauditionseçmelerearshotişitme mesafesiearreachkulak mesafesiauditory modalityişitsel modalitelisteningdinliyor
Türkçe: seyirci, seçmeler, işitme mesafesi, kulak mesafesi, işitsel modalite, dinliyor İlgili Kelimeler & Kolokasyonlar
listeningdinliyorauditionseçmeleraudienceseyirciearshotişitme mesafesiearreachkulak mesafesiauditory modalityişitsel modalitecochlearkokleardeafnesssağırlık
Türkçe Karşılıklar: dinliyor, seçmeler, seyirci, işitme mesafesi, kulak mesafesi, işitsel modalite, koklear, sağırlık Akademik Kelime Ailesi (Word Family)
heartyiçtenhearthocakheartachegönül yarasıheartlesskalpsizheartfeltiçtenheartkalphearkendinlemekhearteningyüreklendiricihearsaykulaktan dolmaheartbreakkalp kırıklığı
Bu kökten türeyen ve akademik metinlerde sık kullanılan kelimeler.
Kelimenin özet kartını PNG olarak indirir.