EAR
/ɪə̯/noun · isim B2 YaygınTRKulak, Başak, Duyma yeteneği, Kulak verme, Başaklanmak, Kulaklık
Akademik Tanım
The organ of hearing and balance in humans and other vertebrates, especially the external part of this.
İnsanlarda ve diğer omurgalılarda işitme ve denge organı, özellikle bunun dış kısmı. Örnek Cümle
“a good ear for music”
Türkçe: müzik için iyi bir kulak Diğer Anlamlar
- noun · isimThe seed-bearing head or spike of a cereal plant.Bir tahıl bitkisinin tohum taşıyan başı veya başak kısmı.
- verb · fiilTo take in with the ears; to hear.Kulaklarla almak için; duymak.
- noun · isimThe organ of hearing, consisting of the pinna, auditory canal, eardrum, malleus, incus, stapes and cochlea.Kulak kepçesi, işitsel kanal, kulak zarı, çekiç, örs, üzengi ve kokleadan oluşan işitme organı.
- verb · fiilTo hold by the ears.Kulaklarından tutmak için.
- noun · isimThe external part of the organ of hearing, the auricle.İşitme organının dış kısmı, kulak kepçesi.
Eş Anlamlılar (Synonyms)
Türkçe: kulak kepçesi, kapitulum, başak, kafa Zıt Anlamlılar (Antonyms)
Bulunamadı.
İlgili Kelimeler & Kolokasyonlar
pinnakulak kepçesiauriclekulak kepçesicapitulumkapitulumspikebaşakconchakonkamouthağızeardrumkulak zarıstapesüzengi
Türkçe Karşılıklar: kulak kepçesi, kapitulum, başak, konka, ağız, kulak zarı, üzengi Akademik Kelime Ailesi (Word Family)
earnestciddiearthtoprakearnestnessciddiyetearnkazanmakearnestlyciddiyetleearlyerkenearlkontearthydünyeviearthlydünyeviearthquakedeprem
Bu kökten türeyen ve akademik metinlerde sık kullanılan kelimeler.
Kelimenin özet kartını PNG olarak indirir.