LIMITED
/ˈlɪmɪtɪd/adjective · sıfat B2 YaygınTRSınırlı, Kısıtlı, Sınırlanmış, Kıt, Ekspres tren, Ekspres otobüs
Akademik Tanım
Restricted in size, amount, or extent; few, small, or short.
Boyut, miktar veya kapsam bakımından sınırlı; az, küçük veya kısa. Örnek Cümle
“I have a limited understanding of quantum physics.”
Türkçe: Kuantum fiziği konusunda sınırlı bir anlayışa sahibim. Diğer Anlamlar
- adjective · sıfatWith certain (often specified) limits placed upon it.Üzerine belirli (genellikle belirtilen) sınırlar konulmuştur.
- verb · fiilTo restrict; not to allow to go beyond a certain bound, to set boundaries.Kısıtlamak için; Belli bir sınırın dışına çıkılmaması, sınır konulması.
- noun · isimAn express train that only halts at a limited number of stops.Yalnızca sınırlı sayıda durakta duran ekspres tren.
- adjective · sıfatOf numbers, amounts, data: poor, small, felt to be insufficient.Sayıların, miktarların, verilerin: zayıf, küçük, yetersiz olduğu hissediliyor.
- verb · fiilTo have a limit in a particular set.Belirli bir kümede limite sahip olmak.
Eş Anlamlılar (Synonyms)
Türkçe: mütevazı, ılımlı, spesifik, özel, küçük Zıt Anlamlılar (Antonyms)
Türkçe: sınırsız, sonsuz İlgili Kelimeler & Kolokasyonlar
restrictedkısıtlıcircumscribedsınırlıcontrolledkontrollünarrowdarmoderateılımlımodifieddeğiştirilmişliabilitysorumlulukoversaşırı
Türkçe Karşılıklar: kısıtlı, sınırlı, kontrollü, dar, ılımlı, değiştirilmiş, sorumluluk, aşırı Akademik Kelime Ailesi (Word Family)
Bu kökten türeyen ve akademik metinlerde sık kullanılan kelimeler.
Kelimenin özet kartını PNG olarak indirir.