UNEASY
/ʌnˈiːzi/adjective · sıfat C1 İleriTRHuzursuz, Rahatsız, Tedirgin, Sıkıntılı, Zor, Endişeli
Akademik Tanım
Causing or feeling anxiety; troubled or uncomfortable.
Kaygıya neden olmak veya hissetmek; sıkıntılı ya da rahatsız. Örnek Cümle
“I've been uneasy about your friend ever since I met him. Are you sure we can trust him?”
Türkçe: Arkadaşınla tanıştığımdan beri tedirginim. Ona güvenebileceğimizden emin misin? Diğer Anlamlar
- adjective · sıfatNot easy; difficult.Kolay değil; zor.
- adjective · sıfatRestless; disturbed by pain, anxietyHuzursuz; acıdan, kaygıdan rahatsız olmak
- adjective · sıfatNot easy in manner; constrainedKolay değil; kısıtlı
- adjective · sıfatCausing discomfort or constraintRahatsızlığa veya kısıtlamaya neden olmak
Eş Anlamlılar (Synonyms)
Türkçe: endişeli, güvencesiz, garip, sorunlu, kararsız İlgili Kelimeler & Kolokasyonlar
uncomfortablerahatsızill at easehuzursuzunquiethuzursuzrestlesshuzursuzapprehensiveendişelitroubledsorunlutruceateşkescoexistencebir arada yaşama
Türkçe Karşılıklar: rahatsız, huzursuz, endişeli, sorunlu, ateşkes, bir arada yaşama Akademik Kelime Ailesi (Word Family)
Bu kökten türeyen ve akademik metinlerde sık kullanılan kelimeler.
Kelimenin özet kartını PNG olarak indirir.